Home
برگ نخست
Downloads
دریافت فایل
Forums
تالار گفتگو
Your Account
صفحه شخصی
مجتمع فنی تبریز قویترین پایگاه آموزشی و تجارت الکترونیک در شمالغرب کشور
منو اصلی

 صفحه اصلي
 تماس با مدیر سایت
 نقشه سايت
 فروشگاه سايت
 آمار سايت
 خانه عكسهاي سايت شهريار

 کاربران
 انجمنهای گفتگو
 پیغام خصوصی
 نوشته روزانه کاربرن
 معرفی به دوستان
 اخبار و مطالب
 موضوعات
 آرشیو مطالب
 ارسال اخبار
 آرشیو ردیفی اخبار
 ارسال مقالات
 پیوند
 دریافت فایل
 لینکستان
 ضمیمه ها
 مقالات
 بهترینهای سایت
 جستجو
 سایر سایتها
 سایت رسمی نیما یوشیج
 وبلاگ سایت شهریار
 وبلاگ زيباي شهر تبريز


پخش ويديو هاي استاد شهريار
shahriyar

By: Anonymous
On: 31st May 2010
Views: 275
Rating: 2.34 Votes: 247



پخش صوتي اشعار استاد شهريار
در حال حاضر مشکلی در اجرای پلیر وجود دارد.


پیامهای کوتاه
پیام های قدیمیتر   

 


اطلاعات کاربران
خوش آمدید , کاربر مهمان
نام کاربری
رمز عبور
کد امنیتی: کد امنیتی
محل واردکردن کد امنیتی

(عضویت)
کاربران سایت:
آخرین: davidfarar
امروز : 0
دیروز: 0
مجموع: 324

بازدیدکنندگان:
مهمان: 26
عضو: 0
مجموع: 26



دیکشنری



Powered by kianonline.ir


ليست مقالات اخير سايت شهريار
· شهریار شناسی
· عشقی با شهریار
· HEYDER BABA’YA SELÂM ( با الفبای لاتین )
· " حیدر بابا یا سلام "
· ترجمه منظومه " حیدر بابا " به زبان انگلیسی
· ترجمه حیدربابا یا سلام به زبان استانبولی
· ترجمه فارسی منظومه " حیدربابا یا سلام "
· منظومه دوم حیدربابا "حيدربابا گلديم سنى يوخليام "
· ترجمه منظومه دوم "حيدربابا گلديم سنى يوخليام " به زبان استانبولی
· منظومه دوم "حيدربابا گلديم سنى يوخليام " با الفبای لاتین
· ویژگی سخن استاد شهریار
· علي (ع) در شعر استاد شهريار
· بررسی ( حیدربابا ) معروفترين اثر شهريار
· يادي از شهريار شعر ايران
· نگاهی به زوایای شعری شهریار
· زندگينامه شهريار ( قسمت اول )
· زندگينامه شهريار ( قسمت دوم )
· ماجراي عشق شهريار از زبان شاگردش
· حنجره دردمند خشکناب
· عناصر ادبيات شفاهي آذربايجان در ديوان تركي استاد شهريار
· بررسی زندگی و اشعار و شیوه سخن استاد شهریار از نگاهی دیگر ( قسمت اول )
· بررسی زندگی و اشعار و شیوه سخن استاد شهریار از نگاهی دیگر ( قسمت دوم )
· استاد شهریار شاعر اهل بیت
· غدیر در شعر فارسی از کسایی مروزی تا شهریار
· شهریار در یک نگاه
· ويژگي‌هاي هنري شهريار
· ديداري با شهريار... ( مصاحبه با استاد شهریار "قسمت اول" )
· ديداري با شهريار... ( مصاحبه با استاد شهریار "قسمت دوم" )
· گذري و نظري در كردستان و آذربايجان
· محمدحسين شهريارو تجدد شعر ( قسمت اول )
· محمدحسين شهريارو تجدد شعر ( قسمت دوم )
· شاعر شور و مستی
· سبك و شيوه سخن استاد شهريار
· آشنایی با مقبره الشعرای تبریز
· هنر شهريار ( قسمت اول )
· روح واژه‏ها روز شعر و ادب فارسی
· ديدار با شهريار ( شعر صاعقه است! )
· غم دل به دوست گفتن چه خوشست شهريارا ( مصاحبه ) قسمت اول
· هنر شهریار ( قسمت دوم )
· غم دل به دوست گفتن چه خوشست شهريارا ( مصاحبه ) قسمت دوم
· هنر شهریار ( قسمت سوم )
· هنر شهریار ( قسمت چهارم )
· مکتب های ا د بي ( 1 )
· مکتب های ا د بي ( 2 )
· شهريار «نابغة شعر»
· خيال و حقيقت (دكتر مهدي روشن ضمير )
· شهريار و موسيقي
· سیمرغ سهند (1)
· سیمرغ سهند (2)
· جامعه‌شناسي ادبيات و مثلث هنر ( قسمت اول )
· جامعه‌شناسي ادبيات و مثلث هنر ( قسمت دوم )


مترجم سایت شهریار
Translation


HEYDER BABA’YA SELÂM ( با الفبای لاتین )
HEYDER BABA’YA SELÂM ( با الفبای لاتین )

 

Mohammedhuseyin Hajimiragha oghlu Shahriyar was born in 1906 in KHushgenab village situated near Tabriz in Iran and died in 1988. He has got his primary and secondary education in Tabriz, then entered the medical faculty of the University in Tehran but could not finish it. He was one of the most outstanding poets of XX century. He created such beautiful and rich in content poems as “ Yalan dunya ” (“Decisive world”), “ Turk dili ” (“ The Turkish language ”), “Derya eledim”, “Belali bash”, “Sazli shairimiz Xazinin ruhuna” (“To the honor of our poet Khazi”), «?zadlig gushu «Varlig» (“The bird of freedomVarlig”), “Veten” (“ The motherland”);

Such his lyrical poems which are written in persian language as “Azerbaijan”, “Unudulmush saz” (“Forgotten saz”), “Intizar” (“Nostalgia”), “Arazin qayiqlari” (“Boats of Aras”) and his big poems as “Haqqin sesi” (“The voice of justice”), “Sheir ve hikmet” (“The poem and the wisdom”), “Nishapurda gunesh batarken” (“When in Nishapur the sun sets”) should be mentioned. Shahriyar wrote his famous poem “Heyderbabaya salam” in 1954. This poem exposed the wide horizons for the development of Azerbaijani poetry in the World.


 

HEYDER BABA’YA SELÂM

Heyder Baba, ildirimlar sakanda,
Seller, sular sakkildayib akanda,
Kizlar ona saf baglayib bakanda,
Selâm olsun sevkatize, elize,
Menim de bir adim gelsin dilize.

 

Heyder Baba, kehliklerin uçanda,
Göl dibinden dovsan kalkib, kaçanda,
Bahçalarin çiçeklenib açanda,
Bizden de bir mümkün olsa, yâd ele,
Açilmayan ürekleri sâd ele.

 

Bayram yeli çardaklari yikanda,
Novruz gülü, kar çiçegi çikanda,
Ag bulutlar köyneklerin sikanda,
Bizden de bir yâd eyleyen sag olsun,
Derdlerimiz koy dikkelsin dag olsun.

 

Heyder Baba, gün dalivi daglasin,
Üzün gülsün, bulaklarin aglasin,
Usaklarun bir deste gül baglasin,
Yel gelende ver getirsin bu yana,
Belke menim yatmis bahtim oyana.

 

Heyder Baba, senin üzün ag olsun,
Dört bir yanin bulak olsun, bag olsun,
Bizden sora senin basin sag olsun,
Dünya kazov-kader, ölüm-itimdi,
Dünya boyu ogulsuzdu, yetimdi.

 

Heyder Baba, yolum senden keç oldu,
Ömrüm keçdi, gelenmedim geç oldu,
Heç bilmedim gözellerin neç oldu,
Bilmezidim döngeler var, dönüm var,
Itginlik var, ayrilik var, ölüm var.

 

Heyder Baba, igit emek itirmez,
Ömür geçer efsus bere bitirmez,
Nâmerd olan ömrü basa yetirmez,
Biz de vallah unutmarik sizleri,
Görenmesek helâl edin bizleri.

 

Heyder Baba, Mir Ejder seslenende,
Kend içine sesden-köyden düsende,
Asik Rüstem, sazin dillendirende,
Yadindadir ne hövlesek kaçardim,
Kuslar tekin kanad çalib uçardim.

 

Sengülava  yurdu,  asik almasi,
Gâh da gedib orda konak kalmasi,
Das atmasi, alma-heyva salmasi,
Kalib sirin yuhu kimin yadimda,
Eser koyub, ruhumda her zadimda.

 

Heyder Baba, Kuru gölün kazlari,
Gediklerin sazak çalan sazlari,
Ket kövsenin payizlari, yazlari,
Bir sinema perdesidir gözümde,
Tek oturub, seyr ederem özümde.

 

Heyder Baba, Karaçemen caddasi,
Çovuslarin geler sesi, sedasi,
Kerbelâ’ya gedenlerin kadasi,
Düssün bu aç, yolsuzlarin gözüne,
Temeddünün uyduk yalan sözüne.

 

Heyder Baba, seytan bizi azdirib,
Mehebbeti üreklerden kazdirib,
Kara günün ser-nüvistin yazdirib,
Salib halki bir-birinin canina,
Barisigi belesdirib kanina.

 

Göz yasina bakan olsa, kan akmaz,
Insan olan hancer beline takmaz,
Amma hayif, kör tutdugun burakmaz,
Behistimiz cehennem olmakdadir,
Ziheccemiz meherrem olmakdadir.

 

Hazan yeli yarpaklari tökende,
Bulut dagdan yenib kende köçende,
Seyhülislam gözel sesin çekende,
Nisgilli söz üreklere deyerdi,
Agaçlar da Allah’a bas eyerdi.

 

Dasli bulak das-kumunan dolmasin,
Bahçalari saralmasin, solmasin,
Ordan keçen atli susuz olmasin,
Deyne bulak, hayrin olsun, akarsan,
Ufuklara humar-humar bakarsan.

 

Heyder Baba, dagin dasin seresi,
Kehlik okur, dalisinda feresi,
Kuzularin agi, bozu, karasi,
Bir gedeydim dag-dereler uzunu,
Okuyaydim: "Çoban, kaytar kuzunu".

 

Heyder Baba, Sulu yerin düzünde,
Bulak kaynar çay çemenin gözünde,
Bulakotu, üzer suyun üzünde,
Gözel kuslar ordan gelib keçerler,
Halvetleyib bulakdan su içerler.

 

Biçin üstü sünbül biçen oraklar,
Ele bil ki, zülfü darar daraklar,
Sikarçilar bildirçini soraklar,
Biçinçiler ayranlarin içerler,
Bir huslanib, sondan durub biçerler.

 

Heyder Baba, kendin günü batanda,
Usaklarin samin yeyib yatanda,
Ay bulutdan çikib kas-göz atanda,
Bizden de bir sen onlara kissa de,
Kissamizdan çoklu gam u gussa de.

 

Kari nene gece nagil deyende,
Külek kalkib kap-bacani döyende,
Kurd keçinin Sengülüsün yeyende,
Men kayidib bir de usak olaydim,
Bir gül açib ondan sora solaydim.

 

‘Emmecan’in bal bellesin yeyerdim,
Sondan durub üs donumu geyerdim,
Bahçalarda tiringeni deyerdim,
Ay özümü o ezdiren günlerim,
Agac minib, at gezdiren günlerim.

 

Heçi hala çayda paltar yuvardi,
Memmed Sadik damlarini suvardi,
Heç bilmezdik dagdi, dasdi, divardi
Her yan geldi, sillak atib asardik,
Allah, ne kos, gamsiz-gamsiz yasardik.

 

Seyhülislam münâcati deyerdi,
Mesed Rahim lebbâdeni geyerdi,
Mesdâceli bozbaslari yeyerdi,
Biz hos idik, hayrat olsun, toy olsun,
Fark eylemez, her n’olacak, koy olsun.

 

Melik Niyaz verendilin salardi,
Atin çapib kiykacidan çalardi,
Kirki tekin gedik basin alardi.
Dolayiya kizlar açib pencere,
Pencerelerden ne gözel menzere.

 

Heyder Baba, kendin toyun tutanda,
Kiz gelinler hena, pilte satanda,
Bey geline damdan alma atanda,
Menim de o kizlarinda gözüm var,
Asiklarin sazlarinda sözüm var.

 

Heyder Baba, bulaklarin yarpizi,
Bostanlarin gülbeseri, karpizi,
Çerçilerin ag nebati sakkizi,
Indi de var damagimda, dad verer,
Itgin geden günlerimden yad verer.

 

Bayram idi gece kusu okurdu,
Adakli kiz bey çorabin tokurdu,
Herkes salin bir bacadan sokurdu,
Ay ne gözel kaydadi sal sallamak,
Bey salina bayramligin baglamak.

 

Sal istedim men de evde agladim,
Bir sal alib tez belime bagladim,
Gulam gile kaçdim, sali salladim,
Fatma hala mene çorab bagladi,
Han nenemi yada salib agladi.

 

Heyder Baba, Mirzemmed’in bahçasi,
Bahçalarin tursa sirin alçasi,
Gelinlerin düzmeleri, tahçasi
Hey düzüler gözlerimin refinde,
Heyme vurar hatiralar sefinde.

 

Bayram olub, kizil palçik ezerler,
Nakis vurub, otaklari bezerler,
Tahçalara düzmeleri düzerler
Kiz-gelinin findikçasi, henasi,
Heveslener anasi, kaynanasi.

 

Bakiçinin sözü, sovu, kagizi
Ineklerin bulamasi, agizi,
Çersenbenin girdekâni, mövizi
Kizlar deyer: “Atil-matil, çersenbe,
Ayna tekin bahtim açil, çersenbe”.

 

Yumurtani göyçek, güllü boyardik,
Çakkisdirib sinanlarin soyardik,
Oynamakdan birce meger doyardik,
Eli mene yasil asik vererdi,
Irza mene novruz gülü dererdi.

 

Novruz Ali hermende vel sürerdi,
Kâhdan enib küleslerin kürerdi,
Dagdan da bir çoban iti hürerdi,
Onda gördün ulak ayak sahladi,
Daga bakib kulaklarin sahladi.

 

Aksam basi nahirçilar gelende,
Koduklari çekib, vurardik bende,
Nahir keçib gedib yetende kende,
Heyvanlari çilpak minib kovardik,
Söz çiksaydi, sine gerib sovardik.

 

Yaz gecesi çayda sular sarildar,
Das kayalar selde asib, karildar,
Karanlikda kurdun gözü parildar,
Itler gördün, kurdu seçib ulasdi,
Kurd da gördün, kalkib gedikden asdi.

 

Kis gecesi tövlelerin otagi,
Kentlilerin oturagi, yatagi,
Buharida yanar odun yanagi,
Sebçeresi, girdekâni, iydesi,
Kendi basar gülüb-danismak sesi.

 

Sücâ haloglunun Baki savgati,
Damda kuran samavari, söhbeti,
Yadimdadi sestli keddi, kameti,
Cünemmegin toyu döndü, yas oldu,
Nene Kiz’in baht aynasi kâs oldu.

 

Heyder Baba, Nene Kizin gözleri,
Raksende’nin sirin-sirin sözleri,
Türki dedim, okusunlar özleri,
Bilsinler ki, adam geder ad kalar,
Yahsi-pisden agizda bir dad kalar.

 

Yaz kabagi gün güneyi döyende,
Kend usagi kar güllesin sövende,
Kürekçiler dagda kürek züvende,
Menim ruhum ele bilin ordadir,
Kehlik kimi batib kalib, kardadir.

 

Kari Nene uzadanda isini,
Gün bulutdan eyirerdi tesini,
Kurd kocalib, çekdirende disini,
Sürü kalkib dolayidan asardi,
Badyalarin südü asib-dasardi.

 

Hecce Sultan emme disin kisardi,
Molla  Bagir emoglu tez misardi,
Tendir yanib, tüstü evi basardi,
Çaydanimiz arsin üste kaynardi,
Kovurkamiz saç içinde oynardi.

 

Bostan pozub getirerdik asagi,
Doldurardik evde tahta tabagi,
Tendirlerde pisirerdik kabagi,
Özün yeyib, tohumlarin çitlardik,
Çok yemekden lap az kala çatlardik.

 

Verzegan’dan armud satan gelende,
Usaklarin sesi düserdi kende,
Biz de bu yandan esidib bilende,
Sillak atib bir kiskirik salardik,
Bugda verib armudlardan alardik.

 

Mirza Tagi’ynan gece getdik çaya,
Men bakiram selde bogulmus aya,
Birden isik düsdü otay bahçaya,
”Eyvay dedik, kurddu”, kayitdik, kasdik,
Heç bilmedik ne vakt küllükden asdik.

 

Heyder Baba, agaçlarin ucaldi,
Amma hayif cevanlarin kocaldi,
Toklularin ariklayib acaldi,
Kölge döndü, gün batdi, kas kereldi,
Kurdun gözü karanlikda bereldi.

 

Esitmisem yanir Allah çiragi,
Dayir olub mescidüzün bulagi,
Râhat olub kendin evi, usagi,
Mensur Han’in eli kolu var olsun,
Harda kalsa, Allah ona yar olsun.

 

Heyder Baba, Moll’ Ibrahim var, ya yok?
Mekteb açar, okur usaklar, ya yok?
Hermen üstü mektebi baglar, ya yok?
Menden ahonda yetirersen selâm,
Edebli bir selâm-i mâ lâkelâm.

 

Hecce Sultan emme gedib Tebriz’e,
Amma ne Tebriz ki, gelemmir bize,
Balam durun, koyak gedek evmize,
Aga öldü, tufakimiz dagildi,
Koyun olan yad gediben sagildi.

 

Heyder Baba, dünya yalan dünyadi,
Süleyman’dan, Nuh’dan kalan dünyadi,
Ogul dogan, derde salan dünyadi,
Her kimseye her ne verib alibdi,
Eflatun’dan bir kuru ad kalibdi.

 

Heyder Baba, yaru yoldas döndüler,
Bir-bir meni çölde koyub, çöndüler,
Çesmelerim, çirahlarim, söndüler,
Yaman yerde gün döndü, aksam oldu,
Dünya mene harâbe-i sâm oldu.

 

Emogluynan geden gece Kipçag’a,
Ay ki çikdi, atlar geldi oynaga,
Dirmasirdik, dagdan asirdik daga,
Mesmemi Han göy atini oynatdi,
Tüfengini asirdi, sakkildatdi.

 

Heyder Baba, Kara gölün deresi,
Hosgenâb’in yolu, bendi, beresi,
Orda düser çil kehligin feresi,
Ordan keçer yurdumuzun özüne,
Biz de keçek yurdumuzun sözüne.

 

Hosgenâb’i yaman güne kim salib?
Seyyidlerden kim kirilib, kim kalib?
Amir Gafar dam dasini kim alib?
Bulak gene gelib gölü doldurur,
Ya kuruyub, bahçalari soldurur.

 

Amir Gafar seyyidlerin taciydi,
Sahlar sikar etmesi kiykaciydi,
Merde sirin, nâmerde çok aciydi,
Mazlumlarin hakki üste eserdi,
Zalimleri kiliç tekin keserdi.

 

Mir Mustafa dayi, uca boy baba,
Heykelli, sakkalli, Tolustoy baba,
Eylerdi yas meclisini, toy baba,
Hosgenâb’in âb-i rûsu, erdemi,
Mescidlerin, meclislerin görkemi.

 

Mecdüssâdât gülerdi baglar kimi,
Guruldardi, buludlu daglar kimi,
Söz agzinda erirdi yaglar kimi,
Alni açik, yaksi, derin kanardi,
Yasil gözler çirag tekin yanardi.

 

Menim atam süfreli bir kisiydi,
El elinden tutmak onun isiydi,
Gözellerin âhire kalmisiydi,
Ondan sonra dönergeler döndüler,
Mehebbetin çiraglari söndüler.

 

Mir Sâlih’in deli sevlik etmesi,
Mir Aziz’in sirin sahsey getmesi,
Mir Memmed’in kurulmasi, bitmesi,
Indi desek, ahvâlâtdi, nagildi,
Keçdi getdi, itdi batdi, dagildi.

 

Mir Abdül’ün aynada kas yakmasi,
Çövçülerinden, kasinin akmasi,
Boylanmasi, dam-divardan bakmasi,
Sah Abbas’in dürbini, yâdes behayr,
Hosgenâb’in hos günü, yâdes behayr.

 

Sitâr’ emme nezikleri yapardi,
Mir Kadir de her dem birin kapardi,
Kapib, yeyib, dayça tekin çapardi,
Gülmeliydi onun nezik kappasi,
Emmemin de, ersininin sappasi.

 

Heyder Baba, Amir Heyder neyneyir?
Yakin gene samavari keyneyir,
Day kocalib, alt engiynin çeyneyir,
Kulak batib, gözü girib kasina,
Yazik emme, havâ gelib basina.

 

Hanim emme Mir Abdül’ün sözünü,
Esidende eyer agzi, gözünü,
Melkâmid’a verer onun özünü,
Da’valarin suhlugilan katallar,
Eti yeyib, basi atib yatallar.

 

Fizze hanim Hosgenâb’in gülüydü,
Amir Yahya em kizinin kuluydu,
Ruhsâre artist idi, sevgiliydi,
Seyid Hüseyn Mir Salih’i yansilar,
Amir Cefer geyretlidir, kan salar.

 

Seher tezden nahirçilar gelerdi,
Koyun kuzu dam bacadan melerdi,
Emme Can’im körpelerin belerdi,
Tendirlerin kavzanardi tüstüsi,
Çöreklerin gözel iyi, istisi.

 

Göyerçinler deste kalkib uçallar,
Gün saçanda kizil perde açallar,
Kizil perde açib, yigib kaçallar,
Gün ucalib, artar dagin celâli,
Tebietin cevanlanar cemâli.

 

Heyder Baba, karli daglar asanda,
Gece kervan yolun asib çasanda,
Men hardasam, Tehran’da, ya Kâsan’da,
Uzaklardan gözüm seçer onlari,
Hayâl gelib, asib keçer onlari.

 

Bir çikaydim Damkaya’nin dasina,
Bir bakaydim keçmisine, yasina,
Bir göreydim neler gelib basina,
Men de onun karlariylan aglardim,
Kis donduran ürekleri daglardim.

 

Heyder Baba, gül konçesi handandi
Amma  hayif, ürek  gazasi  kandi,
Zindegânlik bir karanlik zindandi,
Bu zindanin derbeçesin açan yok,
Bu darlikdan bir kurtulub kaçan yok.

 

Heyder Baba, göyler bütün dumandi,
Günlerimiz birbirinden yamandi,
Birbirizden ayrilmayin, amandi,
Yaksiligi elimizden aliblar,
Yaksi bizi yaman güne saliblar!

 

Bir sorusun bu karkinmis felekden,
Ne isteyir bu kurdugu kelekden?
Deyne, keçirt ulduzlari elekden,
Koy tökülsün, bu yer üzü dagilsin,
Bu seytanlik korkusu bir yigilsin.

 

Bir uçaydim bu çirpinan yelinen,
Baglasaydim dagdan asan selinen,
Aglasaydim uzak düsen elinen,
Bir göreydim ayriligi kim saldi?
Ölkemizde kim kirildi, kim kaldi?

 

Men senin tek daga saldim nefesi,
Sen de kaytar, göylere sal bu sesi,
Baykusun da dar olmasin kefesi,
Burda bir sîr darda kalib bagirir,
Mürüvvetsiz insanlari çagirir.

 

Heyder Baba, gayret kanin kaynarken,
Karakuslar senden kopub kalkarken,
O sildirim daslariynan oynarken,
Kavzan, menim himmetimi orda gör,
Ordan eyil, kâmetimi darda  gör.

 

Heyder Baba, gece durna keçende,
Köroglunun gözü kara seçende,
Kiratini minib, kesib biçende,
Men de burdan tez matlaba çatmaram,
Eyvaz  gelib çatmayincan yatmaram.

 

Heyder Baba, merd ogullar dogginan,
Nâmerdlerin burunlarin ogginan,
Gediklerde kurdlari dut bogginan,
Koy kuzular ayin sayin otlasin,
koyunlarin kuyruklarin katlasin.

 

Heyder Baba, senin könlün sad olsun,
Dünya varken agzin dolu dad olsun,
Senden keçen yakin olsun, yad olsun,
Deyne menim sâir oglum Sehriyâr,
Bir ömürdür gam üstüne gam kalar.

© کپی رایت توسط شهریار (کلیه حقوق مادی و معنوی مربوط و متعلق به این سایت است.)
برداشت مقالات فقط با اجازه کتبی و ذکر منبع امکان پذیر است.

نوشته شده در تاریخ: 1387/2/27 (1659 مشاهده)

[ بازگشت ]
سایت رسمی استاد محمد حسین شهریار

کلیه حقوق مادی و معنوی سایت شهریار متعلق به مدیر سایت ( سید یوسف سعیدی ) میباشد
                                                                  
            
                            

                                                                                                         
                                                   

PHP-Nuke © 2004 Francisco Burzi
INP-Nuke © 2005-2007 IranNuke

مدت زمان ایجاد صفحه : 0.10 ثانیه